
Ulaştırma Alanındaki Gelişmeler
Ekim 31, 2018Ulaşım meselesi millî birliğin sağlanması ve ekonomik kalkınma için en başta gelen konulardandı. Fakat Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye, demir yolu, kara yolu ve deniz yolu bakımından hayli geri kalmış bir noktadaydı. Bu nedenle Atatürk, Türk milletinin hızlı bir biçimde kalkınması için bu konuya ağırlık verdi.
XX. yüzyılın başlarında Türkiye’de en önemli ulaşım yolu demir yoluydu. Osmanlı Dönemi’nde Anadolu ve Trakya’da toplam 3350 km demir yolu vardı. Bu da yabancı sermaye tarafından yapılmıştı ve işletmesi yine yabancılara aitti. Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye, tamamen kendi kaynaklarını kullanarak 1925-1933 yılları arasında 2048 km demir yolu yaptı.

Demiryolları haritası (1923-1938)
1939 yılına gelindiğinde demir yolları 3000 km’yi aşmıştı. Ayrıca demir yollarının işletmeleri yabancı sermayeden alınarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) aracılığı ile devlet denetimine alındı.
Osmanlı döneminde zayıf kalınan bir diğer ulaşım biçimi de deniz işletmeciliğiydi. Çünkü yabancı devletlere verilen kapitülasyonlar yüzünden Türk gemicileri adeta Türkiye karasularında gemi işletemez hâle gelmişlerdi. 1 Temmuz 1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Türk kara sularında yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına gemi işletme hakkı verildi. Bu kanun, milliyetçilik ilkesi doğrultusunda atılan bir adımdı. Bu kanunun sağladığı güvenceyle ilerleyen yıllarda Türk deniz ticaret filosu kurulmaya başlandı. Bu alandaki çalışmalara mali destek sağlamak için Denizbank kuruldu.

Atatürk trenle yurt gezisinde
Tıpkı demir yollarında olduğu gibi deniz yollarında da Türkiye kendi imkân ve kaynakları ile hareket eden bir ülke konuma geldi.